Kök Hücre ile Tüm Hastalıklar Tarihe Mi Karışıyor?


 

Kök Hücre ile Tüm Hastalıklar Tarihe Mi Karışıyor?

Kök hücreler vücudumuzda bütün dokuları ve organları oluşturan ana hücrelerdir. Yaralar hızla iyileşebilir yada yeni organ oluşturulubilir.

 

Yaralar hızla iyileşti

Kordon  kanından alınan kök hücrenin yerine dişten alınan kök hücreyi kullanan  akademisyenler, gen nakli ile yeniden programladıkları kök hücreleri  enjekte ettikleri farelerde, yaraların hızla iyileştiğini gördüler.  Yeditepe Üniversitesi Genetik ve Biyomühendislik Bölüm Başkanı Prof. Dr.  Fikrettin Şahin, “Eskiden virüslerle yeniden programlama yapılıyordu.  Fakat bu çeşitli sorunlara neden oluyordu. Biz gen nakliyle bunu  başardık. Kanser riski ortadan kaldırıldı. İleride ALS, parkinson, beyin  felci, kanser gibi hastalıklar, dişten alınan kök hücrelerle tedavi  edilebilecek” diye konuştu. Şahin, buldukları yeni yöntemin patent  başvurusunun temmuzda Uluslararası Patent Enstitüsü’ne yapıldığını  söyledi.

 

Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Yeditepe  Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Bedrettin Dalan, “Genetik ve  Biyomühendislik Bölümü Laboratuvarları için 60 milyon dolar yatırım  yaptık. Bilime hizmet etmek için her türlü yatırımı yapmaya hazırız”  dedi. Dalan, ayrıca, üniversite laboratuvarlarında sivrisinek larvasını  tamamen yok edecek çalışmalar yapıldığını belirterek “Dünyada en çok  ölümlere neden olan tek canlı sivrisinek. İnsanın bir düşmanı daha  yeryüzünden yok olacak. Sivrisineğin larvasını tamamen yok eden  bakteriyel çalışmalarda başarılı olduk” diye konuştu.

 

Kordon bankacılığı son bulacak

Yeditepe  Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Bedrettin Dalan, bilim ekibinin  yaptığı “Yetişkin İnsan Kök Hücresinin Yeniden Programlanması”yla bundan  sonra hücresel gen tedavisinin emniyetli şekilde yapılmasının önünün  açıldığını söyledi. İnsanda sadece göbek bağında ve diş kökünde bulunan  kök hücreyi yeniden programlayarak bir nevi embriyonik kök hücre haline  getirildiğini belirten Bedrettin Dalan, şunları anlattı: “Embriyonik kök  hücrenin özelliği, çoğalarak, bölünerek, yeni hücreler yaratabilmesi,  yani canlıdan, canlı yaratma hadisesi. Bunun için çocuklar doğunca göbek  kordonlarındaki kök hücreler saklanıyordu. Arkadaşlarımızın  teknolojisiyle, artık dünyada, kordon bankacılığının sonu gelmiş oluyor.  Çünkü şimdi insanın bankası kendi dişinde saklı. Bu ispat edildi.”

 

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/9639013.asp  Kaynağından alınmıştır.

 

Kök Hücre      Araştırmalarında Yeni Gelişmeler

 

Bilim      adamları, bebeklerin içinde geliştiği amniyo sıvısında bol miktarda kök      hücre kaynağı buldular.

Kök hücre gelişmelerini aktarmaya devam      ediyoruz. Gebe kadınların bağışladığı amniyo sıvısından alınan kök      hücrelerin, embriyodan çıkarılan kök hücreler kadar yararlı olduğu ortaya      çıktı. Wake Forest Üniversitesi ile Harvard Üniversitesi bilim adamları,      hamile kadınların bağışladığı amniyo sıvısından çıkardıkları kök hücrelerin,      embriyodan alınan kök hücreler kadar kullanışlı olduğunu bildirdiler.

Bilim      adamları, hamile kadınlardan bebeğe zarar verilmeden alınan amniyo      sıvısındaki kök hücrelerin, aralarında kan, damar, kemik, beyin ve akciğer      hücrelerinin bulunduğu çeşitli hücreler elde ettiklerini ifade ettiler. Wake      Forest Üniversitesi’nden Dr. Anthony Atala, “Bu hücrelerin dokuların      onarılmasında ve yeni organlar elde edilmesinde çok önemli bir kaynak      olacağını düşünüyoruz” dedi.

Amniyo sıvısından      alınan kök hücre ile hastalanan çocuklar tedavi edilebilecek

Dr. Anthony Atala ile ekibinin, amniyo sıvısında buldukları hücrelerin,      çeşitli tipte hücreler elde edilebilecek gerçek kök hücre olup olmadığını 7      yılda saptayabildikleri belirtildi. Bilim adamları, bu sıvıdan elde edilen      kök hücrelerin, kaç farklı çeşit hücre elde edilebileceğini henüz      bilmediklerini ifade ettiler.

Harvard Üniversitesi kök hücre      araştırmacısı Dr. George Daley, bu bulgunun, hamile kadınlardan alınan      amniyo sıvısındaki kök hücreleri dondurarak, bünyelerinin reddetme riski      olmadan hastalanan çocuklarının tedavisinde kullanabilmenin yolunu açtığını      söyledi. Daley, araştırmanın embriyon kök hücre araştırmalarına alternatif      olmadığını da vurguladı.

Kalp krizine kök hücre      ile son

 

Bilim adamlarının geliştirmekte olduğu bir      yöntem, kalp krizi geçirmiş kişiye kendi kök hücresini enjekte ederek      kalpteki hasarın daha hızlı iyileşmesini sağlıyor.

Londra’daki      College Üniversitesi Hastanesi ile Bart’s Hastanesi’nde başlayan deneylerde,      hastalara kriz geçirdikten sonra kök hücre verilerek kalp kaslarının      onarılması sağlanıyor. Kalbe konulacak kök hücreler, hastanın kendi kalça      kemiğinden kemik iliği alınarak elde ediliyor.

Uzmanlar, hastanın uyum sorunu ve zaman      sorunu yaşamaması açısından ve de kök hücrelerin hasta tarafından reddedilme      riski ortadan kaldırmak amacıyla kendi kemik iliğinden kök hücre alınarak      tedavi edildiğini ifade ediyorlar. Araştırmacılar, Avrupa’da daha önce      hayvanlar üzerinde yapılan deneylerde kök hücrelerin tıbbi müdahaleyle      istenilen doku hücrelerine dönüştüğünü bildirdiler.

İngiliz Kalp Vakfı’ndan Prof. John      Martin, Almanya’daki deneylerde kriz geçiren hastalara kök hücrelerin geç      verildiğini belirtti. Kök hücre tedavisinin de ucuz olduğuna dikkat çeken      Martin, kriz geçiren hastalara krizin hemen ardından tedaviye      başlayacaklarını ifade etti.

 

Embriyonik      kök hücre ile kellik tarihe karışıyor

Kanada Ottowa Hastanesi’nde embriyonik      kök hücre ile deri üzerinde araştırmalar yapan ve embriyonik kök hücreyle      ürettiği yeni deri hücrelerini farelerde deneyerek başarı elde eden Prof.      Dr. Kürşad Türkmen, aynı yöntemle saçlı deri üretmeyi de başardı. Türkmen,      diyabet yaraları ve derin yanıkların tedavisi içinde çalışmalar yaptığını      ifade etti.

Prof.Dr. Türkmen, embriyonik kök hücre      ile deri araştırmaları yaptıklarını, dünya nüfusunun yaşlandığına dikkat      çeken Türkmen, yaşlılığın neden olduğu hastalıkların arttığını ve bu      hastalıkların tedavi maliyetlerinin ülke ekonomilerini tehdit eder konuma      ulaştığını bildirdi.

Bu      nedenle embriyonik kök hücre araştırmalarının büyük önem taşıdığını dile      getiren Türkmen, “Embriyonik kök hücre araştırmaları, yaşlanan dünyamızda      sağlıklı yaşayabilmek için doku yenilemesi anlamına geliyor. Henüz araştırma      aşamasındaki bu çalışmalarda hayvanlarda çok iyi sonuçlar alınıyor, fakat bu      tedavilerin insanlara uygulanabilmesi için uzun yıllara ihtiyaç var” dedi.

Embriyonik hücre ile tüm vücut      dokularının üretilebildiğini belirten Türkmen, bu hücrelerin yıllar sonra      diyabet, parkinson, kalp kası yetersizlikleri ve MS hastalıklarının      tedavileri için umut olduğunu söyledi.

 

Diyabet yaraları ve      ağır yanık izleri artık tedavi edilebilecek

Kendisinin başkanlığında bir grup bilim      adamıyla Kanada’da çalışmalar yaptıklarını ifade eden Türkmen, embriyodan      elde edilen kök hücreleri, laboratuvar ortamında yeni deri hücrelerine      dönüştürdüklerini dile getirdi.

Ağır yanıkların ve ayaklardaki diyabet      yanıklarının tedavisini amaçladıklarını belirten Türkmen, aynı yöntemle      saçlı deri ürettiklerini de dile getirdi.

Yöntemi fareler üzerinde denediklerini ve      başarı sağladıklarını anlatan Türkmen, bu çalışmanın daha sonra maymunlarda      deneneceğini, gerekli izin ve denetimlerin ardından yıllar sonra tedavi      amacıyla kullanılabileceğini kaydetti.

Bu yöntemle, diyabet yaraları ile ağır      yanık izlerinin laboratuvar ortamında üretilmiş yeni deri hücreleriyle      tedavi edilebileceğini ve hastalarda iz kalmayacağını vurgulayan Türkmen,      saçlı deri ile de kelliğe çözüm bulunabileceğini sözlerine ekledi.

 

http://www.indigodergisi.com/gulsen_01_17.htm  kaynağından alınmıştır.

Reklamlar